Hepimizin bildiği gibi gebelik süreci heyecanlı ve mutluluk verici bir süreç gibi görünse de aynı zamanda hem  anne ve  baba adayı için oldukça zorlu bir süreçtir. Bu dönemde hormonal değişiklikler yaşanmasıyla birlikte bebek bekleyen bireyde duygusal ve fiziksel değişiklikler yaşanmaktadır ve bu hem anne adayını hem de yakın çevresini etkilemektedir. Genellikle doğumdan sonra fiziksel ve duygusal olarak anne eski haline geri dönmeye başlar.  Aile hızla bebeğin gelişine ve onun varlığına adapte olma sürecine girer. Fakat bazen işler böyle ilerlemez. Annede bir takım olumsuz davranış örüntüleri gözlemlenebilir.  Genellikle anneler gösterdikleri bu davranışlardan dolayı suçlanırlar ve eşleri ile sorunlar yaşarlar. Bu durum boşanmaya kadar ilerleyebilir. Eğer doğum sonrası depresyonun belirtilerini dikkatli incelerseniz eşiniz ya da çevrenizde yeni doğum yapmış annelerin ruh halini daha iyi anlayabilirsiniz. Böylelikle müdahale ve tedaviye yönlendirme hayat kurtarıcı olabilir.

Bu belirtiler  şöyle özetlenebilir;

·         Annenin ne  kendisiyle ne de bebekle ilgilenemediğini düşünmesi: Bu durum yoğun suçluluk duygusu ile olabileceği gibi, suçluluk duygusu eşlik etmeden de yaşanabilir. Ayrıca bebeğe yabancılaşma söz konusu olabilir ve anne bebeğin kendisine ait olmadığı duygusunu yaşayabilir.

·         Özellikle de sabahın ilk saatlerinde enerjinin dibe vurduğunu hissetmesi: Doğum sonrası depresyon, ruhsal ve fiziksel enerji kaybına neden olarak ve bireyin aile, iş ve sosyal yaşamını olumsuz etkileyerek yaşam kalitesini düşürür.

·         Devamlı ağlamaklı halde dolaşma: Bu dönemde kadınlarda duygulanımda dalgalanmalar ve yaşamdan zevk alamama gibi belirtiler görülebilir.

·         Suçluluk veya yetersizlik duygusu yaşama: Suçluluk duygusu, aslında sadece kadının anneliğinden ötürü suçluluk duyması değildir. Bu duygu durumuna eşlik eden temel duygu annenin kendini yetersiz hissetmesi halidir. Kadının bir birey olarak sadece çocuğunu değil, kendisini de ihmal etmesi söz konusudur.

·         Dikkati bir konuya odaklama konusunda güçlük yaşama: Gazete okuma, televizyon izleme, alışveriş yapma gibi günlük aktivitelerde dikkati odaklamada güçlük yaşayarak bu aktiviteleri yerine getirememe söz konusudur.

·         En ufak olayların bile kişiyi  oldukça sinirlendirmesi: Her duruma ve olaya öfkelenme söz konusudur ve kişi yaşadıklarından dolayı sürekli kendi dışındaki kişileri suçlama eğilimindedir. Özellikle babanın bebekle ilgilenmemesi ve yardımcı olmaması tartışmaları başlatabilir.

·         Bebeğe ve/veya kendine  zarar vermeye yönelik düşünceler yaşama: Bebeğe ya da kendine zarar vermekle ilgili tekrarlanan düşünceleri ve korkuları vardır. Bu tekrarlanan düşüncelerden dolayı suçluluk duygusu da ortaya çıkar ve bu suçluluk duygusu zarar verme düşüncelerini ve korkularını daha da güçlendirir.

·         Geceleri uyuyamama ve/veya gün boyu uyumak  isteme: Postpartum dönemde uyku düzeninin bozulması, günlük planlarının değişmesi ve fiziksel görünümün bozulması gibi bu süreçte yaşanabilecek durumlar, annede ilk depresif belirtilerin ortaya çıkışını tetikleyebilir.

·         İştahsızlık ya da aşırı miktarlarda yemek yeme: Depresyondaki kişinin yeme alışkanlıkları da değişir. Kişi ya daha fazla yemeye başlar ve kilo alımı söz konusudur ya da iştahsızlık belirginleşir ve ani kilo kayıpları görülür.

·         Eve kapanma ve insanlardan uzaklaşma isteği: İçe kapanma, kimseyle konuşmak istememe, önceden yaptığı aktivitelerden zevk almama gibi durumlar söz konusudur ve kişi bu nedenlerle eve kapanır ve insanlardan uzaklaşır.

·         Öz bakıma (üstüne başına vb.) dikkat edememe: Kişi kişisel bakımını ihmal etmeye ve kendine bakamamaya başlar. Temizliğini, giyimini, bakımını ihmal eder.

·         Cinsel isteksizlik yaşama: Cinsel istek azalır ve orgazm olamama söz konusudur. Eşin cinsel talepleri işkence gibi gelmeye başlar. Eğer eş anlayışlı değilse, hastalık bahaneleri uydurarak eşini kendinden uzak tutmak ister.

Peki Doğum Sonrası Depresyonun  (Post Partum Depresyonun) Sıklık / Yaygınlığı nedir?

Doğum sonrası (post partum) depresyon sıklığı %5-20  arasında bildirilmekte, kadınlarda doğum sonrası depresyon  geçirme oranı  %10-15 olduğu kabul edilmektedir.  Yani bu duruma çevrenizde fark etmeden çok defa maruz kalmış olmalısınız.  Eğer bu ve benzeri belirtiler gösteren yakınlarınız varsa annenin ve bebeğin sağlığı açısından ailecek bir ruh sağlığı uzmanına danışmalısınız. 

 

Haftaya Doğum sonrası depresyonun nedenleri, depresyon geçiren kişiye nasıl yaklaşmanız gerektiği ve doğum sonrası depresyon tedavisinden de bahsedeceğim.

 Sevgiyle kalın :)

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.